<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Kadınca, Kadın, Kadınlar, Kadın Sitesi</title>
	<atom:link href="http://www.kadin.ca/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>http://www.kadin.ca</link>
	<description></description>
	<lastBuildDate>Wed, 23 Nov 2011 20:58:10 +0000</lastBuildDate>
	<language>en</language>
	<sy:updatePeriod>hourly</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>1</sy:updateFrequency>
	<generator>http://wordpress.org/?v=3.2.1</generator>
		<item>
		<title>Reklamcı Ali Taran&#8217;ın Eski Eşi Selma Ann Desmond Vefat Etti</title>
		<link>http://www.kadin.ca/reklamci-ali-taranin-eski-esi-selma-ann-desmond-vefat-etti/</link>
		<comments>http://www.kadin.ca/reklamci-ali-taranin-eski-esi-selma-ann-desmond-vefat-etti/#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 23 Nov 2011 20:45:11 +0000</pubDate>
		<dc:creator>gulsah</dc:creator>
				<category><![CDATA[Magazin]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.kadin.ca/?p=13389</guid>
		<description><![CDATA[Bir süre önce Reklamcı Ali Taran dan boşanan ve kanser tedavisi süren Selma Ann Desmond Levent&#8217;teki evinde vefat etti. Selma Ann Desmond uzun süredir kanser hastasıydı ve tedavisi sürüyordu.]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Bir süre önce Reklamcı Ali Taran dan boşanan ve kanser tedavisi süren Selma Ann Desmond Levent&#8217;teki evinde vefat etti.<br />
Selma Ann Desmond uzun süredir kanser hastasıydı ve tedavisi sürüyordu.</p>
<p><a href="http://www.kadin.ca/wp-content/uploads/2011/11/selma-ann-desmond.jpg"><img class="alignnone size-full wp-image-13390" title="selma ann desmond" src="http://www.kadin.ca/wp-content/uploads/2011/11/selma-ann-desmond.jpg" alt="" width="249" height="150" /></a></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.kadin.ca/reklamci-ali-taranin-eski-esi-selma-ann-desmond-vefat-etti/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>PROSTAT İLTİHABI (PROSTATİT)</title>
		<link>http://www.kadin.ca/prostat-iltihabi-prostatit/</link>
		<comments>http://www.kadin.ca/prostat-iltihabi-prostatit/#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 28 Oct 2011 08:24:12 +0000</pubDate>
		<dc:creator>gulsah</dc:creator>
				<category><![CDATA[Hastalıklar]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.kadin.ca/?p=13370</guid>
		<description><![CDATA[Prostat İltihabı Nedir? Prostat bezi dediğimiz alanda uzun sperm kanalları vardır. E.coli adındaki bakteriler bu kanallara yerleşip iltihap oluşturmaktadır. Bununla birlikte idrar yollarındaki her hangi bir iltihap da prostata ulaşıp iltihaba neden olabilir. Unutmamak gerekir ki prostat iltihabı özellikle de cinsel yolla bulaşabilen bir hastalık değildir. Her erkekte görülebilir. Ergenlik çağını geçmiş erkeklerde yaş gözetmeden [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><span style="color: #ff0000;"><strong>Prostat İltihabı Nedir?</strong></span><br />
Prostat bezi dediğimiz alanda uzun sperm kanalları vardır. E.coli adındaki bakteriler bu kanallara yerleşip iltihap oluşturmaktadır. Bununla birlikte idrar yollarındaki her hangi bir iltihap da prostata ulaşıp iltihaba neden olabilir. Unutmamak gerekir ki prostat iltihabı özellikle de cinsel yolla bulaşabilen bir hastalık değildir. Her erkekte görülebilir. Ergenlik çağını geçmiş erkeklerde yaş gözetmeden rastlanabilir ve bazen bakteri dışında her hangi bir durumdan dolayı da iltihap oluşabilmektedir. Prostat iltihabı tedavi edilmelidir. Tedavi edilmezse eğer zamanla sinir hastalıklarına yol açabilmektedir. Prostat iltihabı iki şekilde görülmektedir. Biri akut prostatittir. Aniden ortaya çıkar ve şiddetli ağrı yapmaktadır. İdrar yapmada zorluk vardır ve idrarını tamamen yapamaz. Ateş ve titreme görülmektedir. Diğeri ise kronik prostatittir. Kendini belli etmeden ilerlemektedir. Şiddetlendiği zaman idrarda yanma ve sık idrara çıkma gibi bir durum söz konusudur. Cinsel anlamda bir soğukluk vardır ve boşalırken ağrı duyar. Bu belirtiler prostat iltihabından kaynaklanmıyor da olabilir.</p>
<p><a href="http://www.kadin.ca/wp-content/uploads/2011/10/prostat-iltihabi.jpg"><img class="alignnone size-full wp-image-13386" title="prostat iltihabı" src="http://www.kadin.ca/wp-content/uploads/2011/10/prostat-iltihabi.jpg" alt="prostat iltihabı tedavisi" width="349" height="354" /></a><br />
<span style="color: #ff0000;"><strong>Prostat İltihabının Nedenleri:</strong></span><br />
Prostat iltihabına genel olarak bakteriler neden olmaktadır. Bunun yanında mikropların etkisini de unutmamak gerekir. Aynı zamanda idrar yoluna yapılmış müdahaleler de prostat iltihabına neden olabilmektedir.<br />
<span style="color: #ff0000;"><strong>Prostat İltihabında Tedavi:</strong></span><br />
Kronik prostat iltihabında antibiyotik kullanımı yapılır. İdrar yapmaya yardımcı ve oluşan şişliği ortadan kaldıracak takviye ilaçlar da verilmektedir. Genel olarak beş hafta boyunca antibiyotik kullanımı olur. Bazen hastalık tekrarlayabilir veya beş haftalık süreç yeterli gelmeyebilir. Bu durumda tedavi süresi uzatılır. Akut prostat iltihabı biraz daha ciddi bir durum olduğundan antibiyotik tedavisi yoğun bir şekilde yapılmaktadır. Sonda takılması gerekebilir veya damardan ilaç kullanımı yapılabilir. Unutulmamalıdır ki prostat iltihabı prostat kanserini tetikleyen bir rahatsızlık değildir. Ama bireyin hayatını olumsuz etkilediği için kesinlikle tedavi gerekmektedir. Tedavi sürecinde cinsel ilişkiye girilebilir. Doğru tanı koymak ve doğru tedaviyi uygulamak çok önemlidir. Bununla birlikte antibiyotik kullanımı sırasında şikayetler azalacaktır. Bu sırada hasta rahatsızlığın geçtiğini düşünerek ilaç kullanımını bırakır. Tedavi kesinlikle yarıda kesilmemelidir. Yarıda kesilen tedaviler daha sonra iyileşmek için daha fazla zahmet çekmenize neden olacaktır.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.kadin.ca/prostat-iltihabi-prostatit/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Kızıl</title>
		<link>http://www.kadin.ca/kizil/</link>
		<comments>http://www.kadin.ca/kizil/#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 28 Oct 2011 08:20:56 +0000</pubDate>
		<dc:creator>gulsah</dc:creator>
				<category><![CDATA[Hastalıklar]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.kadin.ca/?p=13373</guid>
		<description><![CDATA[Kızıl Hastalığı Nedir? Kırmızı lekeler halinde görülen bir hastalıktır. Bu hastalığın kaynağı mikroplardır. Çok bulaşıcı bir hastalıktır. Kızıl Hastalığının Nedenleri Nelerdir? Öncelikle hastalığa neden olan mikrobun ne olduğu bilinmemektedir. Fakat son yıllarda kızıl hastalığına yakalanan kişilerin boğazında ve bademciklerinde mikroskop yardımı ile seçilebilen streptokok adı verilen mikroplar teşhis edilmiştir. Bu mikrobun özelliği boğazda ve bademcikte [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><span style="color: #ff0000;"><strong>Kızıl Hastalığı Nedir?</strong></span><br />
Kırmızı lekeler halinde görülen bir hastalıktır. Bu hastalığın kaynağı mikroplardır. Çok bulaşıcı bir hastalıktır.</p>
<p><span style="color: #ff0000;"><strong>Kızıl Hastalığının Nedenleri Nelerdir?</strong></span><br />
Öncelikle hastalığa neden olan mikrobun ne olduğu bilinmemektedir. Fakat son yıllarda kızıl hastalığına yakalanan kişilerin boğazında ve bademciklerinde mikroskop yardımı ile seçilebilen streptokok adı verilen mikroplar teşhis edilmiştir. Bu mikrobun özelliği boğazda ve bademcikte iltihaba neden olmasıdır. Bu sayede mikrop bu alanlarda hapşırma ve öksürme ile kolaylıkla başkalarına bulaşabilmektedir.</p>
<p><span style="color: #ff0000;"><strong>Kızıl Hastalığının Belirtileri:</strong></span><br />
Hastalık vücuda geldikten ortalama beş gün kadar sonra kişiyi titretmeye başlar. Bununla birlikte yüksek ateş ve boğaz iltihabı, mide bulantısını takiben kusma, bel ve baş ağrıları görülür. Daha sonra kızarıklıklar baş gösterir. Yüzde, kolda, göğüste, sırtta ve bacaklarda olmak üzere her yana yayılabilir. Kızıl hastalığı ülkemizde iklim koşulları nedeni ile hafif atlatılan bir hastalıktır. Belirtiler ortalama bir hafta kadar sonra kaybolmaktadır.</p>
<p><a href="http://www.kadin.ca/wp-content/uploads/2011/10/kizil-hastaligi.jpg"><img class="alignnone size-full wp-image-13384" title="kızıl hastalığı" src="http://www.kadin.ca/wp-content/uploads/2011/10/kizil-hastaligi.jpg" alt="kızılhastalığı belirtileri" width="279" height="318" /></a></p>
<p><span style="color: #ff0000;"><strong>Kızıl Hastalığının Tedavisi:</strong></span><br />
Kızıl hastalarına özel bir alan ayarlanmalıdır. Üç hafta kadar yatak istirahatı şarttır. Odanın sürekli havalandırılması, güneş ile temas edilmesi aynı zamanda ışıklandırılması gerekir. Süt ve yoğurt gibi gıdalar sıkça tüketilmeli aynı zamanda bolca sıvı alımı yapılmalıdır. Kalp ve damar güçlendirici ilaçlar hekim tarafından gerek görülürse verilir. Antibiyotik kullanımı da yapılmaktadır.</p>
<p><span style="color: #ff0000;"><strong>Kızıl Hastalığından Korunma Yolları:</strong></span><br />
Kızıl hastalığı mikrop kaynaklı olduğundan kesinlikle hijyen çok önemlidir. kızıl hastasının eşyasını sağlıklı bireyler kullanmamalıdır. Kırk gün kadar da eğer hastalığı geçiren öğrenci ise okula gitmemelidir.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.kadin.ca/kizil/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>NEZLE</title>
		<link>http://www.kadin.ca/nezle/</link>
		<comments>http://www.kadin.ca/nezle/#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 28 Oct 2011 08:16:48 +0000</pubDate>
		<dc:creator>gulsah</dc:creator>
				<category><![CDATA[Hastalıklar]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.kadin.ca/?p=13375</guid>
		<description><![CDATA[Nezle Nedir? Burun aldığı havayı öncelikle ısıtıp öyle vücuda yollar. Burun kılları tozları ve mikropları vücuda geçirmemek için vardır. Nezleye burna ve soluk borusuna yerleşmiş mikroplar neden olur. Üç gün boyunca burun mukozasında virüsler kuluçka süresi geçirirler. Virüsler burun tıkanıklığına neden olmaktadır. Vücut tepki olarak hapşırma ve burun akıntısına neden olur. Nezle yüksek ateş ile [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><span style="color: #ff0000;"><strong>Nezle Nedir?</strong></span></p>
<p>Burun aldığı havayı öncelikle ısıtıp öyle vücuda yollar. Burun kılları tozları ve mikropları vücuda geçirmemek için vardır. Nezleye burna ve soluk borusuna yerleşmiş mikroplar neden olur. Üç gün boyunca burun mukozasında virüsler kuluçka süresi geçirirler. Virüsler burun tıkanıklığına neden olmaktadır. Vücut tepki olarak hapşırma ve burun akıntısına neden olur. Nezle yüksek ateş ile birlikte görülmektedir ve ortalama bir hafta kadar bir süre içerisinde geçmektedir. Nezle grip ile sürekli karıştırılmaktadır. Grip hafif bir hastalık değildir ve ani ateşe neden olur. Grip kas ağrıları ve titremeye neden olur. Nezle daha basittir ve kolay atlatılır. Mevsim değişiklikleri ile gelen nezle sonbahar aylarında sıkça görülür. Çocuklar daha kolay hasta olurlar ve yılda dört beş kere kadar nezle olabilmektedirler. Yetişkinlerin bağışıklık sistemleri daha güçlü olduğundan ortalama yıl içinde iki kere nezle olurlar.</p>
<p><a href="http://www.kadin.ca/wp-content/uploads/2011/10/nezle-tedavisi.jpg"><img class="alignnone size-full wp-image-13382" title="nezle tedavisi" src="http://www.kadin.ca/wp-content/uploads/2011/10/nezle-tedavisi.jpg" alt="" width="318" height="268" /></a></p>
<p>&nbsp;</p>
<p><span style="color: #ff0000;"><strong>Nezle Belirtileri:</strong></span></p>
<p>Genel olarak bebeklerde nezle görülürse iştahsızlık hâkim olur. Ateş ve ağız kuruluğu ile halsizlik ve huysuzluk görülmektedir. Yetişkinlerde ise genellikle hapşırma, burun tıkanıklığı ve burun akıntısı, mide bulantısı ve takiben kusma gibi belirtiler vardır. Nezle on gün boyunca geçmezse veya ateş ve işitme kaybı ile birlikte kanlı balgam görülmesi durumunda hemen doktora gidilmelidir. Bu belirtiler aynı zamanda bronşit veya zatürreenin belirtisi olabilir.</p>
<p><span style="color: #ff0000;"><strong>Nezlenin Tedavisi:</strong></span></p>
<p>Nezle kendi kendine bir haftada geçebilecek bir hastalıktır. Doktora görünmeniz dâhilinde bu dönemi rahat geçirmeniz adına birkaç ilaç kullanmış olursunuz. Grip aşı ile nezlenin hiçbir alakası yoktur. Ateş düşürücü kullanılabilir. Sıvı tüketimi sık yapılmalıdır. Aynı zamanda vücudu desteklemek adına bolca C vitamini tüketilmelidir. Burun tıkanıklığı için burun spreyi kullanılabilir. Bebekler için süt fazlaca verilebilir. Dört aylıktan küçük bebekler için ateş düşürücü ilaç kullanmak sakıncalıdır.</p>
<p><span style="color: #ff0000;"><strong>Nezleden Korunmak İçin Yapılması Gerekilenler:</strong></span></p>
<p>Alkol ve sigara içen kişilerin bağışıklık sistemi de zayıftır. Temiz havada egzersiz yapmak iyi gelecektir. Bu sayede metabolizmanız güçlenmiş olur. Hijyen kurallarına dikkat edin.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.kadin.ca/nezle/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>KABIZLIK</title>
		<link>http://www.kadin.ca/kabizlik-2/</link>
		<comments>http://www.kadin.ca/kabizlik-2/#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 28 Oct 2011 08:11:23 +0000</pubDate>
		<dc:creator>gulsah</dc:creator>
				<category><![CDATA[Hastalıklar]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.kadin.ca/?p=13377</guid>
		<description><![CDATA[Kabızlık Nedir? Kabızlığın bir diğer adı konstipason’dur. Genel olarak bireyler bunu dışkılamanın sık olmaması şeklinde algılarlar. Fakat kabızlık böyle bir durum değildir. Gaitanın havim ve ağırlığında azalma görülürse, dışkılama için zorlanılırsa, dışkılamadan sonra bağırsakları tam boşaltamamışsınız gibi his varsa o zaman kabızlıktan bahsedilebilir. Gün içinde veya haftada ortalama üç kere dışkılama normal olarak kabul edilir. [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><span style="color: #ff0000;"><strong>Kabızlık Nedir?</strong></span></p>
<p>Kabızlığın bir diğer adı konstipason’dur. Genel olarak bireyler bunu dışkılamanın sık olmaması şeklinde algılarlar. Fakat kabızlık böyle bir durum değildir. Gaitanın havim ve ağırlığında azalma görülürse, dışkılama için zorlanılırsa, dışkılamadan sonra bağırsakları tam boşaltamamışsınız gibi his varsa o zaman kabızlıktan bahsedilebilir. Gün içinde veya haftada ortalama üç kere dışkılama normal olarak kabul edilir. Ama bazı kişiler için bir haftada veya daha uzun sürede bir kere dışkılama normal olabilir. Bağırsakların çalışması diyet ile ilgilidir. Sağlıklı ve normal bir dışkılama için otuz gram lif ve ortalama 3 litreye yakın su tüketilmelidir. Düzenli spor dışkılamanın en büyük yardımcısıdır. Her yüz kişiden sekseni muhakkak hayatında bir kere kabızlık sorunu çekmiştir. Normal değerler bir bireyin bir haftada ortalama üç defa dışkılama yapması gerektiğini söylemektedir. Daha önceden her bireyin günde bir kere dışkılaması gerektiğine dair görüşler vardı. Şimdi bu görüş terk edildi.</p>
<p><span style="color: #ff0000;"><strong>Kabızlığın Nedenleri:</strong></span></p>
<p>Bağırsak hareketleri zaman içerisinde değişikliğe uğrayabilir. Birey genelde tuvalet temiz değilse tuvalete girmez. Yoğun iş hayatında dışkısını yapmayı daha sonraya erteleyebilir. Basur nedeni ile veya makatta oluşan çatlaktan ötürü ağrı duymamak adına tuvaletini yapmamayı reddedebilir. Tüm bu nedenler bağırsak hareketlerinde değişiklik yaratmaktadır. Bunların yanında dengesiz ve düzensiz beslenmek dışkılamada sorun yaratır. Lif ve posa yönünden zengin gıdalar tercih edilmelidir. Kabız olan insanların besinlerinde kola gibi gazlı içecekler ve rafine şekerlerin bolca olduğu görülmektedir. Bağırsak yumuşatıcı ilaçların yanlış kullanımı da kabızlığa neden olmaktadır. Bu ilaçların uzun süreli alınımında bağırsaklar çalışmamasını gerektiğini düşünerek çalışma hızını ve ritmini düşürmektedir. Sporu hayatının bir parçası haline getirmemiş kişilerde daha sık görülmektedir. Karın kasları iticiliğini en aza indirir. Bu nedenle de dışkılama zorlaşır. Bazı antidepresan ve sakinleştiricilerin yan etkisi de kabızlığa neden olabilmektedir.</p>
<p><a href="http://www.kadin.ca/wp-content/uploads/2011/10/kabizlik-sebebi.jpg"><img class="alignnone size-full wp-image-13380" title="kabızlık sebebi" src="http://www.kadin.ca/wp-content/uploads/2011/10/kabizlik-sebebi.jpg" alt="kabızlık tedavisi" width="269" height="302" /></a></p>
<p><span style="color: #ff0000;"><strong>İrritabıl Barsak Sendromu Nedir?</strong></span></p>
<p>Bu sendrom bağırsak kasılmalarına neden olan bir hastalıktır. Hastada genel anlamda ishal ve kabızlık durumları görülmektedir. Karın şişliği, ağrı, gaz gibi belirtiler görülmektedir.</p>
<p><span style="color: #ff0000;"><strong>Kronik İdiyopatik Kabızlık:</strong></span></p>
<p>Ender bir hastalıktır. Fonksiyonel anlamda kabızlık demektir. Nedeni bilinmemekle beraber bu hastalara uzun süreli kabızlık mevcut ise hiçbir ilaç işe yaramamaktadır. Kalın bağırsağının kas ve sinir sisteminde sorun olan bireylerde veya hormonal değişiklikler nedeni ile görülebilmektedir. Kadınlara ve özelliklede çocuklarda daha sık görülmektedir. Dışkının kalın bağırsaktan geçmesi için belli bir süre vardır. Bu süre uzarsa veya bağırsak kaslarında sorun varsa kronik kabızlık oluşabilmektedir.</p>
<p>Tüm bunların yanında kabızlık insan hayatının belli dönemlerini olumsuz etkileyebilmektedir. Öyle ki tuvalette fazla kalarak ıkınmak zorunda olmak basur hastalığının oluşmasına neden olabilmektedir. Bununla birlikte sert dışkı makatı ve anüsü zedeleyebilir ve yırtık oluşumuna neden olabilir. Bu sebeple her dışkılama ağrılı, kanamalı ve yanmalı olmaktadır. Aynı zamanda çocuklarda kabızlık sık görülmektedir. Kabız olan bir çocuk haftada bir kere dışkılamaktadır. Kabızlık çocuklarda huzursuzluk ile birlikte ağrı ve iştahsızlığa neden olur. Kabızlık halinde çocukların kakalarında sertlik belirir ve makatta çatlağa neden olabileceğinden kanamalı bir dışkı da görülebilmektedir. Bebeklerde kabızlık görülüyorsa ve anne sütü ile beslenme devam ediyorsa o zaman annenin lifli besinlerle beslenmesi gerekmektedir. Aynı zamanda iki yaşından önce çocuklara zorla tuvalet eğitimi verilmeye kalkılırsa ileride kabızlık sorunu başlayabilir. Anne sütü genel anlamda kabızlığı önleyici bir besindir. Ek mamalara geçildiği dönemde kabızlık özellikle görülür. Mamaların hazırlanılmasında kullanılan az su miktarı da kabızlığa neden olur.</p>
<p><span style="color: #ff0000;"><strong>Kabızlıkta Halinde Yapılması Gerekilenler:</strong></span></p>
<p>Sulu gıdalar tüketmek önemlidir. Posalı ve lifli ürünleri tüketmek kişiye yarar sağlayacaktır. Özel ilaçlar vardır. Bu ilaçlar doktor tarafından verilmedikçe kullanmak zararlı olabilir. Kola, kakao ve kuruyemiş tarzında gıdalar özellikle de kabızlık halinde tüketilmemelidir. Fazlaca tüketilen inek sütleri kabızlığa neden olmaktadır. Yulaf ezmesi ve zeytinyağı kabızlığın en büyük düşmanıdır. Sıkça tüketmekte hiçbir sorun olmaz.</p>
<p><span style="color: #ff0000;"><strong>Kabızlık Tedavisi:</strong></span></p>
<p>Kabızlığın nedeni öncelikle araştırılmalı ve ona uygun bir tedavi yöntemi seçilmelidir. Bunun yanında cerrahi anlamda bağırsakların boşaltılması mümkündür. Amaç hastanın düzenli ve bağırsak ritmine uygun dışkılamasını sağlamaktır. Eğer herhangi bir nedenden ötürü kabızlık görülüyorsa bu neden ortadan kaldırılmalıdır. Kabız olan bireyler kendilerini çok rahatsız hissedeceklerdir. Bu nedenle öncelikle hastanın psikolojik durumu değerlendirilir. Kabızlık bağırsakların doğuştan gelen veya sonradan oluşan işlevsel bozukluklarından ötürü ise o zaman cerrahi müdahale gerekir. Bir anda ortaya çıkan kabzı rahatsızlığında hastalar çok ağrı çekerler.</p>
<p><span style="color: #ff0000;"><strong>Kabızlık Tedavi Programları:</strong></span></p>
<p>Amaç bağırsağın işlevlerini geri kazandırmaktır. Bu nedenle özellikle de lifli gıdalar tüketmek gerekir. Bununla birlikte beslenme alışkanlığı edinmek şarttır. Birey her gün aynı saatlerde yemek yemelidir. Egzersiz ile karın kaslarını güçlendirebilirsiniz. Bu sayede dışkılamak çok daha rahat ve sorunsuz olacaktır. Bazen gerektiği takdirde gaita yumuşatıcı ve söktürücü ilaç kullanımı yapılabilmektedir. Bu ilaçların arasında maden tuzu yapısında olanlar vardır. Aynı zamanda osmotik basınç sağlayan, kitle etkisi gösteren, gaitayı kayganlaştıran ilaçlar da vardır. Bunların yanında fitil ve laman tatbiki çok işe yaramaktadır.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.kadin.ca/kabizlik-2/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Penisilin</title>
		<link>http://www.kadin.ca/penisilin/</link>
		<comments>http://www.kadin.ca/penisilin/#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 12 May 2011 11:19:59 +0000</pubDate>
		<dc:creator>gulsah</dc:creator>
				<category><![CDATA[Hastalıklar]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.kadin.ca/?p=13208</guid>
		<description><![CDATA[Penisilinler, bakteri öldürücü etkisi olan, kimi mantar çeşitlerinden elde edilen bir tür antibiyotiktir. Doğal yöntemlerle elde edilmiş olan penisilin “Benzil penisilin”dir. Bunun yanında günümüzde kullanılmakta olan penisilinlerin çoğu yarı yapay metotlarla hazırlanmaktadır. Penisilinler, bakterinin hücre duvarı yapısını bozarak etkili olmaktadır. Hızlı üreyen bakteriler penisilinlere karşı aşırı duyarlıdırlar. Penisilinler ağız vasıtasıyla alınırlarsa sindirim kanalında tam olarak [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Penisilinler, bakteri öldürücü etkisi olan, kimi mantar çeşitlerinden elde edilen bir tür antibiyotiktir. Doğal yöntemlerle elde edilmiş olan penisilin “Benzil penisilin”dir. Bunun yanında günümüzde kullanılmakta olan penisilinlerin çoğu yarı yapay metotlarla hazırlanmaktadır. Penisilinler, bakterinin hücre duvarı yapısını bozarak etkili olmaktadır. Hızlı üreyen bakteriler penisilinlere karşı aşırı duyarlıdırlar. Penisilinler ağız vasıtasıyla alınırlarsa sindirim kanalında tam olarak emilme olayı gerçekleşmez. Emilmede meydana gelen bu aksaklıklar midenin asit yapısından ve bağırsaklarda bulunan bakterilerden kaynaklanmaktadır. Bunlar penisilin üzerinde bozucu etki gösterirler. Aç karnına tüketilen penisilinler çok daha çabuk ve kolayca emilirler. Bu sebeple penisilinleri yemeklerden yarım saat önce veya yemek yedikten 2 saat sonra almak daha faydalıdır. Penisilinler kas içine enjekte edildiklerinde veya damar içine zerk edildiklerinde de yüz oranında vücuda kazandırılır ve bu işlemlerle kısa müddette bütün bedene dağılma imkânı bulur.</p>
<p><a href="http://www.kadin.ca/wp-content/uploads/2011/05/penisilin.jpg"><img class="alignnone size-full wp-image-13273" title="penisilin" src="http://www.kadin.ca/wp-content/uploads/2011/05/penisilin.jpg" alt="penisilin" width="372" height="410" /></a></p>
<p>Penisilinlerin güçlükle geçiş sağladığı yerler ise eklem sıvısı, beyin omurilik sıvısı, göz içi sıvıları, kalp ve akciğer zarı boşluğundaki sıvıdır. Fakat bu organlarda meydana gelen iltihabi durumlarda geçirgenlik özelliği artar. Bu özellik, tedavi yönünden çok önemlidir. Penisilin tedavisi gören kişi deri, akciğer, karaciğer, safra ve bağırsaklarında çok fazla oranda da penisiline rastlanır. Penisilin genelde vücuttan böbrekler yoluyla ve az bir miktarla da safra yolu ile atılır.<br />
Bazı insanlarda penisiline karşı alerji durumu söz konusudur. Önceden penisiline karşı alerji göstermiş bir kimsenin bir daha penisilin kullanmaması gerekir. Zira penisiline alerjisi olan kişinin penisilin alması ile hayati tehlikeler ortaya çıkabilir. Bu sebeple penisilin yapılacağı zaman kesinlikle penislin alerjiniz varsa bildirmeniz gerekir.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.kadin.ca/penisilin/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Lenf Bezi</title>
		<link>http://www.kadin.ca/lenf-bezi/</link>
		<comments>http://www.kadin.ca/lenf-bezi/#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 12 May 2011 10:45:03 +0000</pubDate>
		<dc:creator>gulsah</dc:creator>
				<category><![CDATA[Hastalıklar]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.kadin.ca/?p=13225</guid>
		<description><![CDATA[Lenf bezleri, lenf damarları üstünde yerleşmiş olan ufak lenfoid cisimlerdir. Lenf bezleri “Korteks” ve “Medulla” olarak iki ayrı kısımdan olur. “Medulla”, lenf bezinin tam ortasında bulunurken, “Korteks” de medullanın biraz dışında onu saracak şekilde. Lenf bezi en üst taraftan “Kapsül” adı verilen bir zarla sarılmıştır. Kapsül bedendeki yüzeysel lenf bezleri lenf bezinin diplerine kadar uzantıları [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Lenf bezleri, lenf damarları üstünde yerleşmiş olan ufak lenfoid cisimlerdir. Lenf bezleri “Korteks” ve “Medulla” olarak iki ayrı kısımdan olur. “Medulla”, lenf bezinin tam ortasında bulunurken, “Korteks” de medullanın biraz dışında onu saracak şekilde. Lenf bezi en üst taraftan “Kapsül” adı verilen bir zarla sarılmıştır. Kapsül bedendeki yüzeysel lenf bezleri lenf bezinin diplerine kadar uzantıları vardır. Bu uzantılara “Trabekül” adı verilmektedir.</p>
<p><span style="color: #ff0000;"><strong>Lenf Bezi Büyümesi (Baş Boyun Lenfadenopatileri) : </strong></span></p>
<p>Lenf beze büyümesi lenfadenopati adı ile tanımlanır. Lenfadenopati çok sık rastalanılan bir bulgudur. Lenfadenopatiler genelde iyi huyludur. Lenfadenopatiler farklı enfeksiyonlar ile birlikte çeşitli kanserlerin seyrinde de oluşabilirler.</p>
<p><a href="http://www.kadin.ca/wp-content/uploads/2011/05/lenf-bezi.jpg"><img class="alignnone size-full wp-image-13258" title="lenf bezi" src="http://www.kadin.ca/wp-content/uploads/2011/05/lenf-bezi.jpg" alt="lenf bezi" width="395" height="276" /></a></p>
<p>Bezeler, lenf bezlerinde beyaz kan hücresi denilen lenfositlerin göllenmesiyle ile meydana gelir. Deri ve solunum sistemindeki bazı sıradan enfeksiyonlar bezelere sebep olabilir. Örnek vermek gerekirse, bademcikler ve apandis öncelikle lenfatik hücrelerden oluştuklarından çok kısa sürede hemen şişebilirler. Bunun yanında lenf bezleri bedenin herhangi bir yerinin tahriş olması ya da kesilmesi akabinde enfeksiyon kapmasıyla da şişebilmektedir. Mesala koltuk altınızda şişmiş bir beze varsa hemen kollarda ve ellerde bir kesik, tahriş var mı diye kontrol edilmeli ve eller kollar ılık su ve antiseptik ile silinmedir. Şayet şişmiş olan beze yok olmuyorsa kesinlikle bir doktora gidilmelidir zira ciddi kan zehirlenmeleri de söz konusu olabilir.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.kadin.ca/lenf-bezi/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Magnezyum</title>
		<link>http://www.kadin.ca/magnezyum/</link>
		<comments>http://www.kadin.ca/magnezyum/#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 11 May 2011 11:16:25 +0000</pubDate>
		<dc:creator>gulsah</dc:creator>
				<category><![CDATA[Sağlık]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.kadin.ca/?p=13210</guid>
		<description><![CDATA[Magnezyum, insan bedeni için hayati önem teşkil eden 11 mineralden biridir. İnsan bedenindeki 300 den fazla biyokimyasal reaksiyonda magnezyumun rolü bulunur. Özellikle kas ve sinir fonksiyonlarının yürütülmesinde, kemiklerin kuvvetli olmasında, kalp ritminin düzeninin sağlanmasında magnezyumun etkin rolü vardır. Ayrıca magnezyum enerji metabolizması ve protein sentezinde de görev almaktadır. Magnezyum içeren besinler: Aslında doğada yaygın oranda [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Magnezyum, insan bedeni için hayati önem teşkil eden 11 mineralden biridir. İnsan bedenindeki 300 den fazla biyokimyasal reaksiyonda magnezyumun rolü bulunur. Özellikle kas ve sinir fonksiyonlarının yürütülmesinde, kemiklerin kuvvetli olmasında, kalp ritminin düzeninin sağlanmasında magnezyumun etkin rolü vardır. Ayrıca magnezyum enerji metabolizması ve protein sentezinde de görev almaktadır.</p>
<p><span style="color: #ff0000;"><strong>Magnezyum içeren besinler:</strong></span></p>
<p>Aslında doğada yaygın oranda magnezyum bulunur. Örneğin deniz suyu, kaynak suları ve tüm yeşil bitkiler magnezyum içermektedir. Ancak günümüzde besinlerden alabileceğimiz magnezyum oranı azalmıştır. Çünkü potasyumlu gübreler ve asit yağmurları toprağın ve bitkilerin içindeki magnezyum oranını azaltmaktadır. Bunun yanında yanlış beslenme ve sert sular yerine, işlenmiş suların kullanılması magnezyum alımını azalmaktadır.</p>
<p>Ispanak türü bazı yeşil sebzeler içindeki klorofilin yapısında magnezyum var olduğu için iyi birer magnezyum kaynağıdır. Ayrıca kuru yemişler, tohumlar ve bütün hububatlar magnezyum içermektedir. Bunun yanında muz, avakado, kakao, dil balığı gibi besinlerde yüksek oranda magnezyum içerirler. Lakin işlenmiş olan bazı besinlerde magnezyum oranı azalır. Örneğin beyaz un işlendiğinde, içinde bulunan magnezyum oranı azalır.</p>
<p><a href="http://www.kadin.ca/wp-content/uploads/2011/05/magnezyum.jpg"><img class="alignnone size-full wp-image-13271" title="magnezyum" src="http://www.kadin.ca/wp-content/uploads/2011/05/magnezyum.jpg" alt="magnezyum" width="389" height="458" /></a></p>
<p><span style="color: #ff0000;"><strong>Magnezyum eksikliği:</strong></span></p>
<p>İhtiyacınız olan magnezyumdan daha az oranda magnezyum aldığınızda sinirlilik, konfizyon, disoriantasyon, iştah kaybı, depresyon, kas krampları ve kasılmaları, kalp ritminde bozulmalar, solukluk, uyuşukluk, koroner spazm gibi bazı problemler yaşayabilirisiniz.</p>
<p><span style="color: #ff0000;"><strong>Magnezyum fazlalığı:</strong></span></p>
<p>Gün içersinde diyet listesi ile alınan magnezyum sağlığınız açısından bir risk faktörü değildir. Zira idrar ve gaita ile atılabilmektedir. Fakat böbreklerle ilgili bir sorun varsa idrarla magnezyum atılımı azalabilir ya da yaşlılarda böbrek fonksiyonlarındaki azalma sorunu varsa magnezyum fazlalığı görülebilir. Magnezyum fazlalığında da magnezyum eksikliğindeki gibi<br />
zihinsel bulanıklık, mide bulantısı, ishal, iştah kaybı, kas güçsüzlüğü, nefes almada güçlük, kan basıncında düşüklük, kalp atışında düzensizlik belirtilerine rastlanılabilir.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.kadin.ca/magnezyum/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Öksürük</title>
		<link>http://www.kadin.ca/oksuruk/</link>
		<comments>http://www.kadin.ca/oksuruk/#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 09 May 2011 11:24:23 +0000</pubDate>
		<dc:creator>gulsah</dc:creator>
				<category><![CDATA[Hastalıklar]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.kadin.ca/?p=13206</guid>
		<description><![CDATA[Öksürük, solunum yolu hastalıklarının sonucunda ortaya çıkan rahatsızlıklardandır. Kişinin solunum yollarından içeri sızan yabancı maddeleri veya vücudun içinde var olan bronş salgısı, kan, balgam gibi patolojik maddeleri vücuttan dışarıya atmak için bir refleks şeklinde meydana gelir. Şiddetli derecede soluk alıp vermeyle beraber, gırtlağın kapanmasına yarayan ses tellerinin kasılmasıyla meydana gelir. Göğüs kaslarının bu esnadaki ani [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Öksürük, solunum yolu hastalıklarının sonucunda ortaya çıkan rahatsızlıklardandır. Kişinin solunum yollarından içeri sızan yabancı maddeleri veya vücudun içinde var olan bronş salgısı, kan, balgam gibi patolojik maddeleri vücuttan dışarıya atmak için bir refleks şeklinde meydana gelir. Şiddetli derecede soluk alıp vermeyle beraber, gırtlağın kapanmasına yarayan ses tellerinin kasılmasıyla meydana gelir. Göğüs kaslarının bu esnadaki ani kasılmasına karın kasları da katılır. Soluk borusunun içinde basınç yükseldikçe, gırtlağın açılması zorlaşır ve buna bağlı olarak, gırtlaktaki ses tellerindeki titreşim, tipik öksürük sesinin çıkmasına sebep olur.<br />
Öksürük ilk önce gırtlak, soluk borusu ve bronşların bazı kısımlarından kaynaklanır.<br />
<a title="Zatürree" href="http://www.kadin.ca/zaturree/"><span style="color: #333333;">Zatürree</span></a> gibi bazı bir akciğer hastalıklarında, <a title="Balgam" href="http://www.kadin.ca/balgam/"><span style="color: #333333;">balgam</span></a> bronşlara iletilmedikçe öksürük ortaya çıkmaz. Aynı zamanda öksürük, solunum yollarında gerçek bir <a title="Hastalıklar" href="http://www.kadin.ca/saglik/hastaliklar/"><span style="color: #333333;">hastalık</span></a> olmamasına rağmen histeri ve ruhsal gerginliğe bağlı olarak da kendini gösterebilir.</p>
<p><a href="http://www.kadin.ca/wp-content/uploads/2011/05/oksuruk.jpg"><img class="size-full wp-image-13275 alignleft" title="öksürük" src="http://www.kadin.ca/wp-content/uploads/2011/05/oksuruk.jpg" alt="öksürük" width="331" height="266" /></a></p>
<p><a title="Kuru Öksürük" href="http://www.kadin.ca/oksuruk/"><span style="color: #ff0000;"><strong>Kuru öksürük</strong></span></a></p>
<p>Öksürük sesi sadece ses tellerinin titreşimiyle meydana gelir. Kuru <a title="Öksürük" href="http://www.kadin.ca/oksuruk/"><span style="color: #333333;">öksürük</span></a> durumlarında kişi balgam çıkarmaz. Kuru öksürük çoğunlukla iki durumda görülür.</p>
<p>1) Balgam meydana getirmeyen gırtlak, soluk borusu ve bronş iltihaplarında<br />
2) Plörezi türü akciğer zan hastalıklarında görülür.</p>
<p>Bunların yanında, <a title="Verem" href="http://www.kadin.ca/verem/"><span style="color: #333333;">verem</span></a> hastalığının başlangıç aşamasında da kuru öksürük görülür.</p>
<p><strong><a style="color: #ff0000;" title="Balgamlı Öksürük" href="http://www.kadin.ca/oksuruk/">Balgamlı Öksürük</a><br />
</strong><br />
Ses tellerinin kasılması ile meydana gelen balgam parçacıklarının solunum yollarında hareket etmesiyle meydana gelen öksürük türüne balgamlı öksürük denir. Değişik oranlarda da olsa balgam her zaman var olmakla birlikte çoğu zamana atılamaz ve yutulma fonksiyonu ile mideye ulaşır. Bazen de gırtlağında aşağı yukarı gıdıklar şekilde hissedilen balgam şiddetli şekilde gelen öksürük ile atılır.</p>
<p><strong><a style="color: #ff0000;" title="Öksürük Nasıl Geçer" href="http://www.kadin.ca/oksuruk/">Öksürük Nasıl Geçer</a><br />
</strong></p>
<p>Öksürüğün tedavisi için öncelikle öksürüğe sebep olan etken araştırılı ve bu etkenler ortadan kaldırılmaya çalışır. Gerekli görüldüğü şekilde ilaç tedavisi yanında, sigara içilmemesi ve içilen ortamda durulmaması, kirli hava şartlarının olduğu yerlerden uzaklaşma gibi yöntemler öksürük tedavisi için etkili olabilir.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.kadin.ca/oksuruk/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Kum Dökme</title>
		<link>http://www.kadin.ca/kum-dokme/</link>
		<comments>http://www.kadin.ca/kum-dokme/#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 09 May 2011 11:13:08 +0000</pubDate>
		<dc:creator>gulsah</dc:creator>
				<category><![CDATA[Hastalıklar]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.kadin.ca/?p=13212</guid>
		<description><![CDATA[Kum dökme olarak ifade edilen sorun, sağlık açısından taş dökme, taş düşürme olarak bilinir. Kum dökme aslında çok küçük taş dökme olayıdır. Yani dökülen aslında kum değil çok ufak parçalar halindeki böbrek taşıdır. Bu dökülen böbrek taşları çok ufalanmış halde olduğu halk arasında kum dökme olarak ifade edilir. Kum dökme belirtileri Kum dökmenin, yani böbrek [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Kum dökme olarak ifade edilen sorun, sağlık açısından taş dökme, taş düşürme olarak bilinir. Kum dökme aslında çok küçük taş dökme olayıdır. Yani dökülen aslında kum değil çok ufak parçalar halindeki böbrek taşıdır. Bu dökülen böbrek taşları çok ufalanmış halde olduğu halk arasında kum dökme olarak ifade edilir.</p>
<p><span style="color: #ff0000;"><strong>Kum dökme belirtileri</strong></span></p>
<p>Kum dökmenin, yani böbrek kumu, böbrek taşı dökmenin en net belirtisi aniden şiddetli derecede, boşluklarda ve kasıklarda hissedilen kolik tipte ağrılardır. Kum dökmenin diğer bir belirtisi ise idrar öncesinde veya idrardan sonra ağrılı veya ağrısız olarak örülen kandır. Aynı zamanda üreter kanala düşen böbrek kumu yani böbrek taşı idrara çıkmayı engelleyebildiği gibi idrarı yokken idrarı varmış gibi hissetmek. Bunun yanında kişide mide bulantısı, kusma, hafif derecede ateş görülebildiği gibi kabızlık ve ishal de görülebilir.</p>
<p><a href="http://www.kadin.ca/wp-content/uploads/2011/05/kum-dokme.jpg"><img class="alignnone size-full wp-image-13269" title="kum dökme" src="http://www.kadin.ca/wp-content/uploads/2011/05/kum-dokme.jpg" alt="kum dökme" width="365" height="282" /></a></p>
<p>Kum dökme ağrılarını diğer ağrılardan ayıran en önemli özellik birden bire aniden bıçak ağrısı gibi şiddetli bir şekilde duyulması ve birden geçebilmesidir. Kum dökme, böbrek taşı dökme ağrıları genelde kasıklardan vurmaktadır. Kum dökme ağrıları genelde hareket ettiğinizde artarken hareketsiz kaldığınızda hissedilmez hale gelebilir.</p>
<p><span style="color: #ff0000;"><strong>Kum dökmeyi kolaylaştırmak için neler yenilmesi gerekir?</strong></span></p>
<p>Böbrek kumu, böbrek taşı döküyorsanız ve bunun en rahat şekilde olmasını istiyorsanız bol bol su içmeniz, maden suyu tüketmeniz( soda değil maden suyu), yaz mevsiminde bol bol ev yapımı limonata içmeniz, tuz tüketimini ve yağ tüketimini en az seviyeye indirmek gerekir. Bunların yanında da spor, düzenli egzersiz böbrek kumu, böbrek taşı dökerken acı ve ağrı eşiğini azaltmakta son derece önemlidir.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.kadin.ca/kum-dokme/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
	</channel>
</rss>

